Gökbayrak
English Page

  Ad:
  
  Soyad :
  
  E-mail :
  
  Bültenlerimizden ve   duyurularımızdan   haberdar olabilmek için   lütfen kaydolunuz.

Alış Satış
 Dolar E> equiv="Con
 Euro E> equiv="Cont
 Sterlin /TITLE> http-equiv="

  Haberler
  Gökbayrak tarihçesi

  İyi Yağlar Kötü Yağlar

  Sahurda Kahvaltı Türü Yiyecekler Tercih Edin

 
 Gökbayrak tarihçesi

BAŞARININ SIRRI, VARİLEN SÖZLERİ TUTMAKTA

İTO’da uzun yıllar meclis üyeliği yapan Şemsettin Gökbayrak, bakliyat sektöründe ilklerin öncüsü olmasıyla tanınıyor. Eski bakanlardan İsmet Sezgin’e benzerliği ile çok hoş anılarla hatırlanan Gökbayrak’ın hayatındaki dönüm noktalarından bir tanesi ilk paketleme tesisini kurması, ikincisi ise Türkiye’de ikinci çeltik fabrikasını kurmuş olması. Gökbayrak’ın geriye dönüp hüzünle hatırladığı tek şey ise işe olan aşkından üniversiteye gitmeye vakit bulamaması.

Dürüstlüğü, efendiliği ve alçak gönüllülüğü ile tanınan İstanbul Ticaret Odasının (İTO) asırlık çınarlarından biri de Şemsettin Gökbayrak. Pirinç ve bakliyat denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Gökbayrak, özellikle çeltik ve pirinç sektörünün duayeni ve örnek iş adamlarından biri olarak tanınıyor. Şemsettin Gökbayrak, İTO’da 29 yıl meclis üyeliği ve 3 dönemde yönetim kurulu birinci devre de muhasip üyeliği yaptı. Gökbayrak bu görevleri süresince tüm İTO camiası ile son derece sıcak ve iyi ilişkiler kurmuş biri olarak tanınıyor. İTO yanında İstanbul Ticaret Borsası’nda Meslek Komitesi Başkanlığı ve TOBB’da Genel Kurul Üyeliği de yapan Gökbayrak’ın iş yaşamı da son derece hareketli ve başarılarla dolu geçti.

 

 

ÜNİVERSİTEYE  MAL OLAN  FABRİKA

Şemsettin Gökbayrak, iş yaşamını anlatırken çocuk denecek yaşta çalışma hayatına atıldığını söyleyerek bu döneme ilişkin anılarını şöyle naklediyor:
“Babamın ani vefatı üzerine çalışmak mecburiyetinde kaldığım için Gelenbeyi Ortaokulunu, bir sene ara verdikten sonra bitirdim. Öğleden sonraları İstanbul’da Zahire piyasasında çalışarak Vefa Lisesinden 1948-49 ders yılında mezun oldum. Aynı yıl piyasada, kendisini rahmet ve şükranla andığım, mesleğin duayenlerinden Kemal Dedeoğlu ile çalışmaya başladım. Şemsettin Gökbayrak’ın iş hayatında iki dönüm noktası bulunuyor. Bu dönüm noktalarından biri, sektörün duayenlerinden Kemal Dedeoğlu ile tanışması ve onunla birlikte çalışmaya başlaması. Diğeri ise birlikte kurdukları yüksek randımanlı çeltik işleme fabrikasının üretime geçmesi. Gökbayrak “Rahmetli Dedeoğlu’ndan çok şey öğrendim ve Türkiye’nin ikinci büyük çeltik fabrikasını birlikte kurduk” diyor. Ancak bu başarının bedelinin üniversiteye gidememek olduğunu belirtirken “o zamanki ekonomik şartlar bizi çeltik fabrikası kurmaya ittiğinden ve bu yatırımın gece gündüz mesai yapmamızı gerektirmesi yüzünden üniversiteye devam edemedim” diyen Gökbayrak’ın yüzünde buruk bir gülüş ifadesini görmemek olanaksız.

FABRİKA DÖNÜM NOKTASI OLDU

Şemsettin Gökbayrak bu çeltik işleme fabrikasının faaliyete başlamasının sadece kendisi için değil Türkiye çeltik üretimi yönünden de bir dönüm noktası olduğunun altını çiziyor ve şunları söylüyor:
“1950 yılında, biz bu fabrikayı kurana kadar, çeltiğin kabuğu taşla soyulurdu. Bizim üretim teknolojimiz ise, çeltik kabuğunun lastik-kauçuk merdanelerle soyulması sistemine dayanıyordu. Bu yenilik çeltik işlemede randımanın artmasına neden oldu. Bundan üreticide olumlu yönde etkilendi ve çeltik üretimi hızla artmaya başladı. Ayrıca üretim artışında yeni tohumların denenmesi de etkili oldu.”
 Gökbayrak çeltik üretimine gönül vermiş üreticileri de anmadan edemiyor ve ekliyor.
“Çeltik üreticilerinin başında kendisini her zaman rahmetle yad ettiğim Emin Maltepe geliyor. Emin bey İtalya’dan getirttiği yeni tohumlarla önceleri Marmara’da Biga, Gönen, Manyas, Karacabey, Kemalpaşa ve Bandırma havalisinde, sonrada Anadolu’daki üretim patlamasına neden oldu.”

TİCARİ HAYATA GEÇİŞ

Gerçekten Trakya’nın birkaç yöresinde çeltik üretirken yeni işleme teknolojisinin ve yeni tohumların devreye girmesiyle üretim Marmara Bölgesi’nin diğer yörelerine ve Anadolu’ya sıçramış. Bu yeni teknolojinin çekiciliği diğer yatırımcılarında Türkiye’nin çeşitli yerlerinde çeltik işleme fabrikaları kurmalarına neden olmuş. Kemal Dedeoğlu’nun erken vefatı üzerine 1967 yılında şahsi firmasını kurarak, 13 yıllık müdürlük döneminden sonra, ticari hayata işadamı olarak atılan Gökbayrak deneyimlerini şöyle özetliyor:
“Bir yandan ticaret yaparken, bir yandan da Tanzer Yetiş ile birlikte, atıl durumda bulunan o zamanların Türkiye’nin en büyük çeltik fabrikasını kiralayarak çeltik işlemeye başladık. Bu fabrikayı kısa sürede karlı ve verimli bir hale getirdik. Bu tesisin 1980 Eylül’ünde Fener yangınında, yanlarındaki binadan sirayet eden yangınla büyük hasar görmesi ve tamamen devre dışı kalması beni üzen en önemli olaylardan biri”
1980’deki yangının yaptığı hasardan ziyade, fabrika bekçisinin intihar etmiş olmasına üzülen Gökbayrak şöyle diyor: “Çeltik fabrikasına yan binadan sirayet eden yangını bizlere haber veremediği ve söndüremediği için sadık bekçimizin intihar ettiğini öğrendiğimde, dünya başıma yıkıldı. Oysa bekçinin bu yangında hiçbir hatası ihmali yoktu, ama bunu kendine yedirememişti.”  Gökbayrak bu tatsız olayı unutamadığını ve bu olaydan sonra çeltik işinden soğuduğunu söylüyor.

UNUTULMAYAN ANILAR

Şemsettin Gökbayrak’ın hoş anıları da var. Gökbayrak, geçmişin ünlü politikacılarından İsmet Sezgin’in neredeyse bire bir kopyası. Bu benzerliğin ilginç olaylara nasıl vesile olduğunu Gökbayrak’tan dinleyelim.

“İsmet Sezgin’in başbakan adayı olduğu dönemde Odalar birliğinin bir resepsiyonuna katıldım. Ben daha salona girer girmez, bütün televizyon muhabirlerinin ve kameramanların beni İsmet Sezgin zannederek üstüme hücum etmelerini unutamıyorum. Sayın Sezgin İçişleri Bakanı olduğu zamanda gene bir organizasyon nedeni ile Efes Otelinin bir katı Sezgin’e tahsis edilmişti. Bana da tesadüfen aynı katta bir oda verilmişti. Otelde bakanın korumaları birdenbire karşılarında beni görünce şok oldular, dona kaldılar. Zira İsmet Sezgin’in o anda uçakta olduğu haberini almışlardı. Bana ‘Sayın Bakanım nasıl geldiniz?’ diye sordular. Aydınlı delegelerse boynuma sarılıp sevgi gösterisinde bulundular.


İLKLERE İMZA

Şemsettin Gökbayrak, 1981 yılında kişisel firmasını aile şirketine dönüştürerek aynı yıl içinde ilk pirinç ve bakliyat paketleme tesisini kurmuş olmasını meslek hayatının ikinci dönüm noktası olduğunu söylüyor.
Gökbayrak iş yaşamında ilklere imza atmış olmaktan büyük gurur duyduğunu belirterek bu ilkleri şöyle sıralıyor:
“Mesai arkadaşlarımla ilk paketleme tesisini kurmakla yetinmedik bu tesisi Türkiye’nin örnek hijyenik ortamlarından biri haline getirdik ve sektörümüzde ilk ISO-9002 Kalite Belgesini biz aldık. Belgeyi bana, İTO’nun Kandilli’deki tesislerinde düzenlenen bu törende, zamanın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Yalım Erez verdi. Odalar Birliği Başkanı Fuat Miras ve Başkan vekili Ali Zafer Taciroğlu yanında İTO Başkanları Atalay Şahinoğlu, Mehmet Yıldırım ve diğer Yönetim Kurulu ve Meclis üyelerinin katıldıkları bu tören basında geniş ölçüde yer aldı.”


BAŞARININ SIRRI KALİTE

Şemsettin Gökbayrak “Türkiye’de 1980 öncesinde mal satamama diye bir problem yoktu, ne üretilirse o satılırdı. Şimdi ise rekabet var ve bu durum firmaları yeniliğe, birbirinden üstün olma savaşı vermeye itiyor” diyor ve ekliyor:
“biz ne geçmişte ne bugünkü ortamda, şartlar ne kadar zorlarsa zorlasın kaliteden ödün vermedik, vermeyeceğiz”
Gençlerin uzun vadeli düşünmelerini ve bu çizgiden sapmamalarını, asla kaliteden ödün vermemelerini salık veren Gökbayrak piyasada bazı firmaların, değişik kalite ve cinsteki ürünleri karıştırarak pazarladıklarına dikkat çekiyor, bunu tüketicinin göz incelemesiyle anlamasının güç olduğunu belirtiyor ve “bu durum bizi çok üzüyor” diyor.
Gökbayrak, gençlere başladıkları işi tamamlamadan başka bir işe soyunmamalarını, bir işe giriştiklerinde daima kendilerine güvenmelerini, öfke ile hareket etmemelerini, sakin kafa ile düşünüp karar vermelerini öğütlüyor. Şemsettin Gökbayrak’ın diğer bir düsturu ve tavsiyesi ise ticarette dürüstlük. Verilen sözlere uyulması ve güvenilir kişi olunmasını, başarının temel taşlarından biri olduğunu vurguluyor.


MODERN TESİSLER

Halen baldo, kokulu basmati, kokulu yasemin vb. gibi pirinç çeşitleri yanında mercimek, fasulye, nohut, bakla gibi bakliyat ürünlerin paketlenmesi bin750 metrekareyi aşan tesislerde yapılıyor. Çalışan personel 50 civarında. Üretim el değmeden hijyenik koşullarda gerçekleştiriliyor. Firma HACCP belgesine sahip. Şirketinin iki lojistik firma aracılığı ile İstanbul ağırlıklı olarak dağıtım yaptığı belirten Gökbayrak , ürünlerinin başta Metro, Migros, Real, Tansaş, Carrefour, Champion gibi hipermarket, grosmarket ve diğer süpermarket ve marketlerde tüketiciye sunulduğunu söylüyor.

Şemsettin Gökbayrak, 2006 yılında bazı hipermarketlerin el değiştirmeleri veya başka firmalarla birleşmeleri nedeniyle, kararsızlıklar yaşandığını, piyasadaki istikrarsızlık ve tedarik sorunları ile ucuz ithal ürünler nedeniyle zor bir dönem geçirdiklerini belirtiyor ve tüm olumsuzluklara rağmen kalitelerini koruduklarını ve yılmadıklarını ifade ediyor. Verimliliği arttırmak için seferber olduklarını taşıma vs gibi bazı faaliyetleri dışarıya yaptıracaklarını, Hizmet içi eğitime yöneldiklerini ve böylece 200’yi yeniden atılım yılı kabul ettiklerini de ekliyor.
Son yıllarda çıkarılan yasalara rağmen denetim eksikliğini gıda piyasasında giderilememiş olmasından yakınan Gökbayrak, açıkta satılan gıda ürünlerinden de şikâyetçi. “Tüketici bilinçlendikçe, fiyatın tek kriter olmadığını anlayacak ve gıda maddelerini zaten alırken, tercihini sağlıklı ve hijyenik ürünlerden yana kullanacak” diyor. 

  Copyrights © 2007 Gökbayrak
Ana Sayfa İnsan Kaynakları Bize E-Posta Göndermek İçin Tıklayın . . ! İletişim